Güncel Başlıklar :
barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Büyük zaferler, masum insanları kılıçtan geçirip toprakları fethetmekle değil, düşünceleri fethetmekle elde edilir. Ozan Deniz Sarıtop



Büyük zaferler,  masum insanları kılıçtan geçirip toprakları fethetmekle değil, düşünceleri fethetmekle elde edilir.  Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı....

Asker - Nikiforos Vrettakos



Asker

Savaşta geçti tüm yaşamım,
yağmurlu siperlerden gördüm a
doğuşunu güneşin.
Irmaklardan geçtim geceleri.
Bir elim, bir ayağım ve başım sarılı.
Bir elim, bir ayağım ve bağrım çamur.
Gözlerim suskun, kederli.
Dudaklarımın arasında bir gül,
gülün ucunda bir gülümseme,
yaşamım boyu tüm kazandıklarımla dolu
                                 bir arka çantası gibi.

Nikiforos Vrettakos
yorum | | Devamı....

Gün Ağarırken Siperlerde


Gün Ağarırken Siperlerde

Karanlık eriyip gidiyor -
Zaman hep o tekinsiz zaman.
Sadece bir canlı varlık sıçrıyor elinden -
Garip alaycı bir fare -
Kulağıma takmak için
Bir gelincik koparırken siperden.
Hey gidi garip farecik - vururlardı seni de
Bilseler böyle ırk ayrımı gözetmediğini
Şimdi dokundun ya şu İngiliz eline,
Aynı şeyi bir Alman'a da yaparsın kuşkusuz -
Çok geçmeden canın çeker de geçersen
Aramızda uyuyan çayırları.
İçinden gülüyorsundur giderken
Baktıkça o delikanlılara:
Sırım gibi, korkusuz bakışlı,
Senden daha az yaşama şansı olan
Ve ölümün keyfine bırakılmış,
Uzanıp sere serpe toprağın bağrına
Fransa' nın delik deşik edilmiş ovalarında.
Nedir gözlerimizde gördüğün
Çelikle alevin gürlemesinde
Şu dingin havanın içinde?
Nasıl bir çırpınış - hangi korkulu yürek?
Gelincikler ki - kökleri insan damarlarında-
Soluyorlar, durmadan solup düşüyorlar;
Oysa güvenlik içinde benim gelincik
Kulağımın ardında,
Yalnız tozlanmış biraz.

Isaac Rosenberg
yorum | | Devamı....

Savaşa Hayır - Oğuz Tansel



Savaşa Hayır

Halk, dört duvar cenderede,
Düşünür mü özgürlüğü, karın zil
Gözlerinde güvercin kanadı,
Uzatır düşsü duyargalarını;
Kendi kendilerini görürler.
Işıklanıverir yollar bir gün:
Birden, yıkılır kara duvarlar.
Her varlık yerini alır,
Çalışan bilekler isteyince:
Hele de sevi dolu yürekler,
Barış yazılır gökyüzüne;
Barış içinde olmalı evren.
Doğmak da, ölmek de, dostlukla.
Var olmanın soylu yasası:
Barış, Sevi. Barış, Sevi. Barış...

Oğuz  Tansel

yorum | | Devamı....

Gazi - Markos Cirimokos



Gazi
                                           
Gövdesi çelik, yüzü çocuksu
yiğitlik ve sevinç doluydu
aç kurtlar gibi saldıran düşmanı
öldürmek için yola koyuldu.
Altı azizler gibi parladı askerde
alçakgönüllü her yana koştu
birinci atıldı savaşa
sonuncu bıraktı.

Arkadaşları yaydı ününü
dört yana
dağlar, ovalar
hep onu alkışladı.

Karanlık ve korku diyarında
yıllarca bir hayvan gibi
yaşayan bir kahraman
şimdi bir insan paçavrası,

Yüzü sapsarı
saçları omuzlarında
baktım
sanki bir zafer anıtı.
Çakılıp kalmış
yolun ortasında
sağ eli
koltuk değneğine dayalı.

İncil' den barış ve sevgi üstüne
bir söylev dinliyordu sırıtarak
el yerine
ceketinin boş kolunu sallayarak.

Markos Cirimokos

yorum | | Devamı....

Bir Barış Şarkısı - David Fernandez Cherician



Bir Barış Şarkısı
F.P.R. için *

Dedenin başka dedelerden çaldığı
o çiçekli California' nın portakal ağaçları altında
düşlemiştin belki bir zamanlar
başkanı olmayı ulusunun,
onurlu bir yurttaş olmayı ya da.
Dedenin dedesi İtalya' dan
bir düş yüzünden kaçmıştı belki,
bir ev, bir yuva ve yeni umutlar kurmuştu
yeni bir ülkede, Kuzey Amerika' da.

(Varsayım olabilir bunlar,
ama sayfalarını okumaya çalışıyorum tarihinin,
düşlerin gerçekleşmeyecek,
o ülke mezarını kazdı çünkü
portakal ağaçlarının çok uzaklarında.)

Bilmiyordun belki de
nerede olduğunu Vietnam' ın,
şimdi her öldüğün yerin,
yarıda kalmış çocukluğun orada yitirdi
sağduyu adına ne varsa,
-bilmiyorum neden, sen de bilmiyorsun-
orada sarıldın sahici bir silaha,
gölgelerle, ağaçlarla savaşıyorsun,
yollar, kayalar, taşlar ve rüzgar
ve tüten dumanı kendi ateşinin
ve senin olmayan bir ormanın sessizliği,
su, sıcak, yağmur ve kurşunlar,
kendi getirdiğin kurşunlar senin karşında şimdi.

Olamaz sanmıştın bütün bunlar,
düş görmüyordun oysa,
içinde bir şeyler  kırılmıştı
bir şeyler kırmıştı dallarını
dedenin diktiği portakal ağaçlarının,
orada olmak isterdin, uzaklarda,
bir barış şarkısının gölgesinde,
ama o şarkı kesildi şimdi,
gelip yıktılar evlerini, yuvalarını, yeni umutlarını
Vietnam adı verilen ülkenin,
bu adı hiç duymamıştın belki
seni yolladıkları o acı güne kadar
dostlarında birlikte, hiç bir şey söylemeden,
açıklamadan nedenlerini;
yolladığın o topraklardasın yine
ölüyorsun, ölüyorsun, her gün ölüyorsun
kendi getirdiğin silahların altında.


David Fernandez Cherician

yorum | | Devamı....

İsyan Demircileri - Ozan Deniz Sarıtop



İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.

Ozan Deniz Sarıtop

yorum | | Devamı....

Siz; bu ülkede barışı sağlamak için, bize karşı her gün yeni bir savaş taktiğini geliştiriyorsunuz.



Siz;
bu ülkede barışı sağlamak için, bize karşı her gün yeni bir savaş taktiğini geliştiriyorsunuz.
Biz ise;
bu ülkeyi bölmek için, kapılarınızın önüne her gün bir demet çiçek bırakıyoruz.

Ozan Seniz Sarıtop


yorum | | Devamı....

Zulüm karşısında sessizliğini koruyarak barışın gelmesini bekleyenler, şizofrenik hastalığın ilk belirtileridir. Ozan Deniz Sarıtop



Zulüm karşısında sessizliğini koruyarak barışın gelmesini bekleyenler, şizofrenik hastalığın ilk belirtileridir. Bu durum olsa olsa, kölelik bilincini kendilerine aşılamış aciz yaratıkların, emir komutayla yürümelerinden başka bir şey değildir. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı....

Halk - Pablo Neruda

Halkım ben,
hani şu sayılamayan,
hani şu çok halk.
Soluğumun öyle bir gücü var ki
sessizliği deler geçerim, dinlemem,
filiz verir, boy atarım,
zifiri karanlık demem.

Zulüm, acı, ölüm, şu bu
bir anda gizlerse de tohumu,
ölmüş gibi görünürse de halk,
döner gelir elbet bir gün nisan ayı,
kavuşur baharına toprak,
kızgın eller dağıtır atar ağır havayı.
Ölümün içinden yeşerir yaşamak.

Pablo Neruda

İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *

 

Copyright © 2014. Yasak Edebiyat