devrimci şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devrimci şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uğruna savaş açtığım doğrular; ruhumun ezgileridirler. Her kavga ses verir bu ezgilere. Ozan Deniz Sarıtop
Uğruna savaş açtığım doğrular; ruhumun ezgileridirler. Her kavga ses verir bu ezgilere. Ozan Deniz Sarıtop
İnsan bir yerden bir yere göçtü mü, sadece hava değişimine uğramış olur. İnsan kendisinden göçtü mü, bütün bir hayatını yaşlı ve kötürüm bir bedene sığdırmış olur.
İnsan bir yerden bir yere göçtü mü, sadece hava değişimine uğramış olur. İnsan kendisinden göçtü mü, bütün bir hayatını yaşlı ve kötürüm bir bedene sığdırmış olur. Ozan Deniz Sarıtop
İşgal edilmiş hiçbir zihnin, TANRI’sı yoktur. Ozan Deniz Sarıtop
Basit insanlar için basit bir gerçeği dile getirmek istiyorum; “işgal edilmiş hiçbir zihnin, TANRI’sı yoktur.” Ozan Deniz Sarıtop
Savaşa Gitmemiz Buyruldu
Savaşa Gitmemiz Buyruldu
- Bir Asker Türküsü
Savaşa gitmemiz buyruldu
“Toprak için aslanlar gibi dövüşün” diyerek
Toprak için! Ama kimin toprağı? Söylenmedi bu
- Dere beyinin toprağı olsa gerek!
Savaşa gitmemiz buyruldu
“Özgürlük adına” diyerek
Özgürlük adına! Ama kimin özgürlüğü? Söylenmedi bu
Halkın özgürlüğü olmasa gerek!
Savaşa gitmemiz buyruldu
“Bizden” dendi “yardım bekliyor müttefik uluslar”
Ama en önemli şey unutuldu:
Kimin cebine girecek banknotlar?
Savaş kimisi için hayatla ödenen bir fatura
Milyonluk kazançtır kimisine
Çoçuklar, daha ne kadar -
Katlanacağız bu ağır işkenceye?
Demyan Bedny
Babamın Ölüsü
Yaranın acısı geçer de, acının yarası bir ömür boyu kapanmaz. Ozan Deniz Sarıtop
Babamın Ölüsü
başımız sağolsun Kani Amca
ömrümüzden bir gün daha eksildi.
dün'ün yüz görümlük sevinci
bügün'ün ağır aksak hüzün karası.
yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
dünyaya açan her sözcük, anlamı teğet geçiyor
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
yürüyoruz, yitirdiklerimizin peşinden
bir kez daha başımızsağ olsun Kani Amca.
acının tuhaf bir serzenişi var Kani Amca
acının tuhaf bir yarası var.
acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
kendi kaderiyle baş başa,
sallanır durur.
acının tuhaf bir iklimi var Kani Amca.
Ozan Deniz Sarıtop
İçimizdeki Göç
İçimizdeki Göç
çaresizliğin su götürmez yarını
iflah olmaz bir duymazlıktır gayrı.
şu ölü yalnızlığın ardından
dünyayı saran koca bir sessizlik
sonu olmaz bir çöl yangını.
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetdir
acının kehanetleri.
kader takvimleri üzerinde
bin yıllık bir gelenek "örf, adet, töre"
kendi tarihine yol iz bilmez
büyük bir yanılgıdır şimdi.
Ozan Deniz Sarıtop
Almanca Yakarış
Almanca Yakarış
Ulu önderlerimiz mutlu bir gün buyurdular bize:
-Dazig ile Varşova' yı alacağız!
Uçaklarımız ve tanklarımızla saldırdık Polonya' ya,
yirmi günde ulaştık hedefimize:
Tanrı korusun bizi!
Ulu önderlerimiz mutlu bir gün buyurdular bize:
Alacağız Oslo ile Paris' i!
Norveç'i, Paris'i işgal ettik,
ulaştık altı hafta geçmeden hedefimize.
Tanrı korusun bizi!
Ulu önderlerimiz mutlu bir gün buyurdular bize:
-Sırbistan' ı, Yunanistan' ı, Rusya' yı alacağız!
İşgal ettik Sırbıstan'ı, Yunanistan'ı, Rusya'yı,
Ve...
İki yıl var kurtarmaya çalışırız kıçımızı.
Tanrı korusun bizi!
Bir gün gelecek ulu önderlerimiz buyuracaklar bize:
-Ayı da alacağız, Okyonusu' u da!
İyi ama, çok zor şu Rusya' da dayanmak,
karşı durmak düşmana, kara, kışa,
ne zaman döneceğini bilmeden.
Tanrı korusun bizi, döndürsün evimize!
Bertolt Brecht
Çile - Ozan Deniz Sarıtop
Çile
Değişmez kara bu
alın yazımıza işleyen.
Nerde ipi koparılmış
bir hayat düşünülse
Gerisinde,
aldanılmışlık.
Ozan Deniz Sarıtop
Sıla Mektubu
Sıla Mektubu
Sıla Mektubu
Sırça
Oylum dişine
Mavi su
Yeşil vadi
Eteklerinde bereketli toprağın
Yüzünde ay ışığın
Kazınıp da içine diri diri konduğum
Hülyasına
Gamzesine
Ben kurban
Sinemi daraltır
Kanımı kurutur
Hasrete dört mevsim
Dört koca asır kararır
Ele güne karşı
Muradım sararır
Endamına
Zülfüne
Ben kurban.
Ozan Deniz Sarıtop
Sevgili Ozan Kardeşim, Ahmed Arif!
Sevgili Ozan Kardeşim, Ahmed Arif!
Son kere Yeşilköy'den seslenmişin bana! Seni hep yeşillikler içinde düşünüyorum, anımsayınca...
"Bir ömrü, halkımızın ve insanlığın mutluluğu için bile bile kahrolarak" verdin! Alnın ak, yüreğin pırıl pırıl... Benim eşsiz, değerli kardeşim, içli, özgün şairim! Hoşça kal, solmaz tükenmez yeşillikler içinde! Unutmadık, unutmayacağız seni, halkımızın yaşadığı sürece. Yapıtların, anıların belleklerimizden silinmeyecek!
Sevgili kardeşim, bekle yeşillikler içinde beni!
Rıfat Ilgaz
Ahmed Arif'in Rıfat Ilgaz'a yazdığı mektup...
Sevgili Rıfat ağabey,
Halkımın, yurdumun büyük acısı, büyük hüznü, sonsuz sevinci ve yıkılması imkânsız onurusun.
Büyük şair, büyük inanç adamı, büyük namus anıtı ve büyük ozansın.
Sana "Ağabey" diyebildiğim için mutluluk duyuyorum. Şunun şurasında bir ömrü, halkımızın ve insanlığın mutluluğu için bile bile, kahrolarak verdik gitti... Alnımız ak, yüreğimiz pırıl pırıl...
Merhaba Sevgili ağabey...
Ahmet Arif
13/11/1988 Yeşilköy
Meşal - Ozan Deniz Sarıtop
Meşâl
Bê/mın yasaktı
Kabına sığmayan şiir
Tualde yedi renk
Hem herkes kendi zaaflarının kurbanı
Düşleri süt kokan
Bir sebî nazarında
Şimdi sarhoş olmak vaktidir
Bırak
Geri sarsın zaman
Kızıl bir şarap kadehinde...
Ozan Deniz Sarıtop
_______________
Bê/mın (Bensiz)
Sebî (Bebek)
Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim
Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: "Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler"
Gökte gece yelinin söylediği türküler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler
Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler
Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler
Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler
Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler
Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Uzaklarda birinin söylediği türküler
Bakışlarım kovalar onu tellim her yerde
Bakışlar sanki onu bana getirecekler
Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler
Sesim arar rüzgârı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler
Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler
Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hâlâ sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler
Pablo Neruda
Bahar - Mevlana Celaleddin Rumi
Bahar
Sevgili tutmuş yularımdan beni,
develer gibi habire çeker.
Esrik devesini böyle nereye götürür,
böyle hangi katara?
Hem canımı çiğnedi benim o,
hem bedenimi çiğnedi.
Gönlümü bağladı benim o,
kırdı şişemi.
Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,
nereye götürür beni.
Sevgili takar beni oltasına,
atar karaya balık gibi.
Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,
avcıdan yana çeker sürür beni.
Bakarım tabiat başlar büyük işine:
Bulutlar gelir uzaktan
katar katar, küme küme.
Bulutlar sular ovaları.
Bulutlar yürür dağlara doğru.
Uyanır açar gözlerini yeryüzü.
Gökler çalar davulunu.
Dalların gönlüne çeker gülün özü
en güzel kokusunu baharın.
Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.
Ağaç durmadan söyler, döker içini.
Mevlana Celaleddin Rumi
Gün Gelir - Ozan Deniz Sarıtop
Gün Gelir
Gün gelir
Umut, toprakta bir tohum gibi
Filiz verir
Yeşerir, büyür
Kök salar dünyanın dört bir yanına
Gün gelir
Kalpte aşk, yürekte vicdan
Buluşur insanla yeniden...
Ozan Deniz Sarıtop
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Ana Sayfa






















Ana Sayfa